Divan Başkalığına Hoş Geldiniz

                                                                                                                                          

                                               


Edip Karahan

Yazıları

Savunmaları

Dicle-Fırat

Hikaye

Derik

E-Mail

 

 

 

 

 

 

 

     

                                                                                                                           
     

 

YENİ GELİŞMELER

Mahmut Bayraktar

 

Son zamanlarda, dünyamızda bazı gelişmeler kaydedildiği görülmektedir. Bir yandan Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir yakınlaşma hissedilirken diğer yandan Avrupa’da bazı bloklaşmalar müşahede edilmektedir. Aynı zamanda Sovyetler Birliği ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında da ideolojik bir ihtilaf başgöstermiştir. Avrupa’daki bloklaşma şöyle hulasa edilebilir: Dögol-Adenaver mihveri, Anglo-Sakson mihrevi. Dögol İngiltere’nin Avrupa muvazenesindeki rolüne ağır bir darbe vurmakla meşguldür. İngiltere ile Fransa arasındaki ihtilafın esası, müşterek pazar hakkındaki değişik görüşlerde toplanmış bulunmaktadır. Fransız devlet reisinin görüşüne göre İngiltere hiçbir zaman tam olarak bir Avrupa devleti olamamış ve Avrupa siyaseti daima Avrupa birliğini bozmaya yönelmiştir. Dögol’e göre İngiltere Avrupa ile müstemlekeleri arasında bir mütevasıt rol takınmakta ve bu durumu sürdürmek istemektedir. Bu vaziyet ise Avrupada tam bir vahdet kurulmasına engel olmaktadır. Ya Avrupa’yı birinci planda tutacak ya da müstemlekelerini. İngiltere buna yanaşmamakta ve Dögolü infiratçılıkla itham etmektedir. Adenaver İngiliz siyasetine güvenemediği için Fransaya kur yapmakta fakat Fransa’nın ne derecede kendi emellerini tahakküka yardım edebileceği hususunda tereddüde düşmektedir. Bilineceği veçhile batı Almanya ile doğu Almanya, batı Almanya ile Polonya arasında ihtilaf vardır. Adenaver bu ihtilafları kendi lehine halletmek için Dögol’e azçok teveccüh etmektedir. Fakat Amerika Birleşik Devletleri İngiltere yanında yer alınca Adenaver’in durumu güçleşmekte ve sonuna kadar Fransa’yı destekleyememektedir.

Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler birliği münasebetlerine gelince: Küba buhranı iki büyük devlet arasında yakınlaşmaya sebep oldu. İki devlet harbin eşiğinde, uçurumun kenarında el sıkışmak basiretini gösterdiler. Anladılar ki; herhangi bir tehlikeli durumda ikisinin arasına girebilecek bir kuvvet yoktur. Birbirlerine etraflarındaki küçük devletlerle gösteri yapacaklarına, doğrudan doğruya birbirlerini muhatap tutmanın daha doğru olacağı kanaatine vardılar. Böylece kısmen de olsun küçük devletlerin şantaj devri kapanmış oldu. Bu siyaset icabı iki büyük devlet kendilerinden ve kısmen İngiltere’den başka kimsenin nükleer silahlara sahip olmasını arzu etmemektedirler. Birçok devletin nükleer silahlara sahip olduğu bir dünyada barışı korumanın zor olacağı kanatindedirler. Bu noktadan hareketle sahip oldukları nükleer silahların kullanılmasını da müttefiklerine vermek istememektedirler. Böylece bir savaşın önüne geçilebileceğini sanmaktadırlar. Öyle anlaşılıyor ki; Amerika’nın birçok müttefikinin topraklarından füze üslerini söktürmesi tesadüfi bir hadise değildir. Malümdur ki; Soveyetler de Kübadaki füze üstlerini kaldırmışlardı.

Soveyt-Çin ihtilafı tamamen ideolojik ihtilâf mahiyetinde olup Dünya sosyalist siyasetinin en iyi nasıl istikametlendirilmesi bahis konusudur. Ama gene de bir ihtilaftır ve önemlidir.

Dicle-Fırat

Yıl: 1, Sayı: 6

6 Mart 1963