Divan Başkalığına Hoş Geldiniz

                                                                                                                                          

                                               


Edip Karahan

Yazıları

Savunmaları

Dicle-Fırat

Hikaye

Derik

E-Mail

 

 

 

 

 

 

 

     

                                                                                                                          

   TÜRKEŞ VE SOSYALİZM  

 

Hamit MAZIDAĞLI

 

Bir arkadaşımın anlattığına göre Türkeş İstanbul’a gelirken bir gazetecinin kulağına, “Gökhan’ın kafasını kıracağım. Biz ona böyle mi yap demiştik? Biz sosyalizm yolu ile iktidara geleceğiz.” diye fısıldamıştır.

Tabii bu, danışıklık bir döğüş. Zaten Türkeş’in propağandacıları dört bir yana dağılmışlardır. Herkesin nabzına göre şerbet vermektedirler. İş, iktidara gelmektir, ötesi kolay.

Türkeş ve adamları için iktidara götüren her yol meşrudur. Ummetçiyle ümmetçidir. Sosyalistle sosyalisttir. Kapitalistle kapitalisttir. Azınlıklara mensup olanlarla insaniyetçidir. Hasılı ne ararsan bulunur derde devadan gayrı... Hem niye sosyalizmine inanmıyalım.

Baksanıza Irakta da iktidara gelenler baasçı yani sosyalist.

Neyse Türkeş’in iktidara geldiğin ifarz edelim ve icraatından birkaç madde sayalım: 550 doğulu, sürgüne, 4000 doğulu, Sivas kampına, 1000 mayın tarlasının doğu hudutlarına döşenmesine. Bu rakkamlar Türkeş’in milli birlik iktidarı zamanında yaptığı icraatın on mislisini göstermektedir. Belki daha fazlasını yapacak ama biz iyimser olalım. Kurşuna dizmeler de olacak mı dersiniz? Olabilir, ama biz iyimser olalım.

Milli Birlik iktidarı zamanında karşısında halk partisi ve onun lideri olmasaydı yukarıda verilen rakkamlar aynıyla vaki olurdu.

Maalesef Türkiye vasatı Türkeş ve Türkeş gibilerin kol gezmeleri için çok elverişlidir. Herkeste bir kayıtsızlık. Türkiyenin durumu kısaca şöyle hulasa edilebilir:

İmam - Memleketimizi her türlü afetten halas eyle ya rabbiiii.

Camaat - Amiiin

Belki bu kayıtsızlık Türkeş iktidarının bize nazaran bazı gruplara nisbeten az zararlı, bazı gruplara zararsız, hatta bazı gruplara faydalı olacağından. Ne bileyim ben? Bu kayıtsızlığın, bu gafletin bir sebebi vardır herhalde.

Ama biz, kaderimizi imamın duasına ve cemaatın tevekkül ifade eden mükabelesine bağlayamayız. Onun için de doğunun tok ve erkek sesini Türkeş’e duyurmakta gecikmeyeceğiz: Bay Türkeş, cesaretlerimizi ciğnemeden anayasa nizamını ihlâl ederek iktidara gelemeyeceksiniz.

Dicle-Fırat

Yıl:1, Sayı: 6

6 Mart 1963

 © COPYRIGHT 2004 Enwer Karahan