Divan Başkalığına Hoş Geldiniz

                                                                                                                                          

                                               


Edip Karahan

Yazıları

Savunmaları

Dicle-Fırat

Hikaye

Derik

E-Mail

 

 

 

 

 

 

 

     

     

                             HUKUK DEVLETİ

 

Üçüncü Selim’den beri Hukuk Devleti kurma mücadelesini yapıyoruz. Hukuk devleti kurma mücadelelerinin çeşitli safhaları, çeşitli merhaleleri olmuştur: Senedi İttifak, Gülhane Fermanı, Islâhat Fermanı, Birinci Meşrutiyet, İkinci Meşrutiyet, Birinci Cumhuriyet ve 27 Mayıs İnkilâbı merhaleleri gibi. Üçüncü Selim’den bu yana girişilenHukuk devleti kurma yerleştirme ve yaşatma mücadelesi bugün de değişik şartlar altında hala devam etmektedir.

Cemiyetin yeniliği benimseyen tabakalarıyla yenilik istemeyen tabakaları arasında süre gelen bu mücadelenin daha epey zaman devam edeceği anlaşılmaktadır. Değişiklik isteyen tabakaların değişiklik istemeyen tabakalar üstündeki baskısı zamanla hafiflemiş veya şiddetlenmiştir. Buna mukabil cemiyetin ileri gitmesine mukavemet eden zümrelerin de üstünlük sağladıkları olmuştur.

Bu halin geçmişte misalleri mevcut olduğu gibi, günümüzde de vaziyet hemen hemen aynıdır. Biz bu mücadelede değişiklik isteyen kuvvetlerin galebe çalacağına inanıyoruz. Galebe sebeplerini başka yazılarımızda inceleyeceğiz. Halkçı kuvvetlerin ve namuslu münevverlerin memleketin selâmeti için yürüttükleri bu mücadelelerin engellerle karşılaşacağı tabiidir ve bundan yılmamak lâzım gelir.

Asırlardır aynı Hukuk devleti kurma mücadelesini yapan ve bir çok sebeplerden ihmale uğratılmış Doğu bölgesi ve bu bölge insanlarının da yılgınlık göstermelerine sebep yoktur. Bütün Doğulu vatandaşların da geçmişte olduğu gibi, günümüzde de hukuk devleti kurma mücadelesinde yerlerini almaları lâzım gelmektedir. Mücadelelerin yukarıda zikredilen çeşitli zafer safhaları olmuştur. Bununla beraber idareci zümreler kazanılan hakları kağıt üzerinde bırakmak için uğraşmaktan geri kalmamışlardır.

İdareci zümreler herhangi bir zamanda meriyette bulunan nakıs kanuni sistem yetmiyormuş gibi, sözü geçen bu sisteme paralel olarak fiili polis tedbirleri sistemine de başvurmaktan geri kalmamışlardır. Vatandaşlar çar naçarmer’i natamam kanuni sisteme tevekkülle boyun eğdikleri halde idarecilerin bu sisteme zamimeten polis tedbirlerine başvurmaları, büsbütün ağır bir atmosferin meydana gelmesine sebebiyet vermiştir.

Doğu bölgesine tatbik edilen mahut ırkçı politikanın haksız acı hatıralarını teker teker yaddetmenin faydasına kani değiliz. Bundan böyle bu mahut ırkçı politikanın her ne maske altında olursa olsun tekrar hortlamaması için bütün gücümüzle çalışacağız. Çeşitli devirlerde çeşitli sloganlarla çeşitli sinsi gayeler takip edilmiştir. Bu gibi sinsi faaliyetleri milletin gözü önüne sereceğiz. Bugün bile hafif ve değişik surette de olsa, haksız fiili müdahalelere marûz kalınabilmektedir.

Asırlar boyu şiddete dayandırılmış Doğu politikasının başarısız neticeleri meydandadır. Geçmiş tecrübelerin faydasız neticelerinden ibret alınmayacak mıdır? Temennimiz bizi idare edenlerin tarihi hadise ve tecrübelerden ders almalarıdır. Artık memlekette vatandaşlar arasında ayrıcılık yaratan haraketlerden sakınmak lâzım gelir. Politika ve basında maksatlı yayın ve beyanlardan çekinmelidir. Doğulular, hasretini çektikleri ve mücadelesini yaptıkları Hukuk devletinin gerçekleşmesini istemektedirler.

Edip Osmanoğlu

Dicle-Fırat

Yıl 1, Sayı 3

1 Aralık 1962

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 © COPYRIGHT 2004 Enwer Karahan