Divan Başkalığına Hoş Geldiniz

                                                                                                                                          

                                               


Edip Karahan

Yazıları

Savunmaları

Dicle-Fırat

Hikaye

Derik

E-Mail

 

 

 

 

 

 

 

     

                                                                                                                           
     

 

 

ERİM VE İNÖNÜ

 

Forum Yazı Kuruluna,

C.H.P. Genel Kurulu yurtdaşları hayal kırıklığına uğramıştır. C.H.P. ve iktidarın yakınlaşması esnasında Erim’in “Cumhuriyet” gazetesinde bir yazısı çıkmıştı. Tabii bu yazı Gandi politikasının izahını yapıyordu. C.H.P. mahfilleri kükremeye, coşmaya başladılar. C.H.P. İstanbul İl Başkanı bu konuşmanın, bu yazının partileriyle alakası olmadığını açıklamakta gecikmediler. Şimdi hazin hazin düşünüyoruz. Acaba diyoruz C.H.P. şahıs partisi mi, prensip partisi mi? Ben kendim, partiye kayıtlı olmamakla beraber samimi bir C.H.P.liyim; fakat ben de birçok C.H.P. liler ve bilhassa geniş tarafsızlar grubu ile beraber şu soruyu soruyum: Acaba Nihat Erim ile İnönü’nün tutumu arasında ne fark vardır? Bu soruya samimi bir C.H.P.’li cevap verirse memnun kalacağız. Bazı C.H.P. mahfilleri: “Efendim, tereddüde ne lüzum? C.H.P. ve onun sayın -ben “putlaştırılmış” diyeceğim- lideri prensiplerinden (demokrasi problemleri) vazgeçmiş değiller ki” diyorlar! Hem prensiplere sadakat, hem atalet! Bu, hangi demokraside görülmüştür? Samimi C.H.P. lilere hitap ediyorum. Gelin de hep beraber C.H.P’nin hikmeti vücudu olan altı oku tahakkuk ettirelim. İkinci şık olarak demokrasinin tahakkuku için diğer muhalefet partileri ile elbirliği edelim. Sonra efendim, C.H.P’nin tarihliliğinden İnönü’nün kahramanlığından, fedakarlığından bahsedilmektedir. En büyük kahramanlık örneği vermenin ve feragatkar davranmanın tam zamanındayız. Niçin C.H.P ve onun sayın lideri tarihin kendilerine bahşetmek lütfunda bulunduğu bu fırsattan istifade etmek istemiyorlar? Böyle tarihlilik, öyle kahramanlık, böyle fedakarlık olur mu? C.H.P. ve onun sayın lideri demokrasimizin bu kritik döneminde diğer muhalefet partileriyle işbirliği yapmadığı, yapmak istemediği taktirde çok ama pek çok zarar görecektir. C.H.P. hikmeti vücudu olan altıok’u bir yana atıp yurtdaşların sırtında dama oynayan karışık mazisi olan bir partidir. Onun için tek çıkar yol sevkülceyşi gençlere- idealist gençlere- bırakmak, bu gençlerin vazifesi de diğer partilerle işbirliği yapmaktır. C.H.P kodamanlarının bu iyimserliği ve diğer pardtilerle işbirliği - eşit milletvekili çıkarmak istedikleri için- yapmaya yanaşmamaları kendi hayalhanelerinin bir eseri ve realiteyi idrak etmemelerinden ileri geliyor. Sırası gelmişken bir hatıramı naklediyim: 1950 seçimleri- hemen- sonrasında C.H.P. sayın Genel Sekreteri Gülek, partilerinin maneviyatını yükseltmek için bir Güney Doğu Anadolu seyahatine çıkmıştı. Bu geziden sonra Kızıltepe’den geçip - benim kazam- Mardin’e uğramıştı. Biz kayıtlı ve katıysız C.H.P’liler onu karşıladık ve Mardin’e kadar kendisine refakat ettik. Mardin Cumhuriyet Parkında ben ve M.P, - O zaman C.M.P. değildi - Kızıltepe muhabiri, sayın Gülek’e bir kaç sual tevcih ettik. Suallerimi cevaplandırırken Sayın Genel Sekreteri çok iyimser görmüştüm. Fakat ben bu iyimserliği hoş gördüm ve dedim ki: Genel Sekreter partilileri takviye için bunları söylemiş olsa gerek. Meğer bu sözlern onun samimi sözlerimiş. Kendisi D.P.’nin 20-30 mebus çıkaracağını söylemişti. Oysa ki C.H.P. 20-30 arasında mebus çıkarmıştı. Hayalhanelerden - Babil Kulelerinden- çıkalım. Reailetiyi görmeğe ve ona uymaya çalışalım. Son sözüm şudur: C.H.P. bu miskinlikten sıyrılıp diğer muhalefet partileri ile işbirliği etmelidir. C.H.P.’nin tarihiyle mütenasip olarak tarihe son bir altın sahife eklemesini can-ü gönülden dilerim.

 15 Haziran 1957, Sayı 78, Sahife 18, Cilt: VII