Divan Başkalığına Hoş Geldiniz

                                                                                                                                          

                                               


Edip Karahan

Yazıları

Savunmaları

Dicle-Fırat

Hikaye

Derik

E-Mail

 

 

 

 

 

 

 

     

                                                                                                                           
     

 

DÜŞMAN KARDEŞLER CEPHESİ

 

Eskiden, Demirel’in bir numaralı kozu seçmen topluluğu ve sandıktı. Sıksık milli iradeden bahsederdi. Ve bu beyanlarından büyük övünç duyardı. Öyle ya; hal desteğinden daha büyük güvence olur mu? Olmaz elbet. Hatta bir seferinde bu konuda şahlandı bile. Bir zamanlar, Demirel’le eski genelkurmay başkanlarından Cemal Tural arasında bir ihtilaf başgösterince, halkı olarak Demirel, Cemal Tural’a karşı halk desteğiyle direnebilmiş idi. Eskiden Demokrat Parti mensupları ve onlardan sonra Adalet Partisi mensupları sürekli olarak Cumhuriyet Halk Partisini seçmen desteğinden yoksun olmakla bürokratları tahrik etmekle suçlarlardı...

Öyle anlaşılıyor ki bugün Adalet Partisi aynı duruma gelmiş bulunmaktadır. Gerçi diğer partiler de seçimden kaçıyorlar ama bunlar mazur görülebilirler. Zira bunların ne geçmişte ne de halde halk desteği ile öğündükleri hemen hemen olmamıştır. Adalet Partisi’ni bu kadar seçimden korkar hale getiren nedir acaba? Hiç şüphesiz yapılan son genel seçimlerdir A.P.’yi korkutan. Bu seçimlerle, C.H.P halka doğru yöneldiğini ve bunu halkın da anladığını iyiden iyiye göstermiş bulunmaktadır. AP. ise halen büyük ölçüde halkın destek ve sempatisini yitirmiş olduğunu anladı. Bunun için C.H.P. dışındaki partiler seçimden vebadan kaçar gibi kaçmaya başladılar. İşte düşman kardeşler böylece cephe kurma faaliyetine başladılar. AP. seçim şansını yitirince, şerbetçiler, ırkçılar ve şeriatçılarla birleşmek durumunda kaldı. Özellikle AP.’nin fanatik bir ırkçı, turancı bir partiyle birleşmesi aleyhine oldu. Ve rejimin ikinci partisi olarak bilindiği için birçok çevrede tereddütler başgösterdi. Acaba ne kazancı vardı AP.’nin bu fanatikler cephesine önayak olmakla. Ben şahsen, bu cephenin AP.’ye birşey kazandıracağını sanmıyorum. Eninde sonunda, Milliyetçi Cephe adı verilen düşman kardeşler cephesi de seçimlere gitmek mecburiyetinde kalacaktır. M.H.P. ile M.S.P. taraftarlarına ulufeler yağdırmaya çalışacaklardır. M.S.P. tabandan, M.H.P. ise tepeden AP.’yi kemirmeye çalışacaklardır.

AP. lideri daha C.H.P. ile M.S.P. koalisyonu kurulur kurulmaz koalisyonun çökeceğini beyan etmeye başladı ve kendisine bunun sebebini soran gazetecilere “bu koalisyonların tabiyatından gelir, daha önce koalisyon deneyleri bunu göstermiştir” diye cevap verdi. Bizzat Demirel’i kendi sözü ile bağlamak lazım gelirse kendilerinin kurdukları koalisyonun da uzun ömürlü olacağını söylemek gerekir. Eskiden ortaklar ikiydi, bugün dörttür. Eskiden her iki partinin oyları meclis çoğunluğunu oluşturuyordu, bu gün her dört partinin oyları bile meclis çoğunluğnu oluşturamıyor ve sayın Cumhurbaşkanı’nın deyimiyle, dörtlü koalisyonun akibeti yüzer gezer oylara bağlı olacaktır. Elbette AP.’nin başı da bunu bilir. Bana öyle geliyor ki, Demirel’in kafasında yatan şey, yapay bir ucuzluk yaratıp seçime gitmek arzusudur. Bunu müttefiklerine kabul ettirebilecek mi, bağımsızları buna razı edebilecek mi? Hepsinden önemlisi halk bu yapay ucuzluğa kanacak mı? Halkın böyle bir oyuna geleceğini hiç mi hiç sanmıyorum...

16 Nisan 1975, Sayı 3519