Divan Başkalığına Hoş Geldiniz

                                                                                                                                          

                                               


Edip Karahan

Yazıları

Savunmaları

Dicle-Fırat

Hikaye

Derik

E-Mail

 

 

 

 

 

 

 

     

                                                                                                                           
     

 

“BU SAVAŞ BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİLDİR”

 

Yukarıdaki sözler Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ford tarafından söylenmiştir. Demek milyarlarca paraya binlerce halk çocuklarının kanına mal olan Vietnam savaşı Amerika Birleşik Devletlerinin savaşı değildir. Yıllarca silah fabrikatörlerinin pazarı haline sok Vietnamı sonra da pişkinlikle: “Bu savaş, bizim savaşımız değil” de. Ne büyük bir hikmet, ne büyük bir keramet yarabbi!

Oysa genellikle Hindi-Çin’i, özellikle Vietnam, Amerika Birleşik Devletleri politika sorumluları için, Amerikan menfaatlerinin simgesi haline gelmişti: Özellikle Amerikan bir sorumlu. Amerikan çıkarları yönünde bir yerin değerlendirilmesini yaparken özellikle falan yer, fişmekan yer bizim için Vietnam kadar önemlidir ve Amerika Birleşik Devletlerinin çıkarlarını ilgilendirir, derdi. Sanıyorum ki bu değerlendirme Türkiye için de yapılmıştı bir zaman: Gene önemli bir dönemeçte Johnson: Türkiye bizim için Vietnam kadar hayatidir demişti.

Daha öncelerine gitmeyelim. İkinci Dünya Savaşı’nda Japon emperyalistler, Vietnam’ı Fransız emperyalistlerinden devr almışlardı. Vietnam devrimcileri kahramanca Japonlarla çarpıştılar ve sonra Japonlar tası tarağı toplayıp gittiler. Tekrar eski emperyalistler geldi. Vietnam devrimcileri onlarla da tekrar savaşmaya başladı ve önemli başarılar elde ettiler . Vietnam devrimcileri son ve kesin yenilgi darbesini Diyen-Biyen Fu’da Fransızlara indirdi. Fransızlar Cenevre anlaşmasıyla çekip gittiler. Güya serbest seçimler yapılacaktı, yapılmadı, yaptırılmadı. Ve yavaş yavaş “bu savaş bizim savaşımız değildir” diyen Amerikalılar geldler. Vietnam devrimcileri Amerikalılarla da tarihin az gösterdiği kanlı birsavaşa giriştiler. Ve yukarıda dediğim gibi bu savaş büyük paralara ve körpecik canlara maloldu. Bu savaş yalnız savaş imal eden Amerikan silah fabrikatörlerine yaradı.

Amerika’da Vietnam savaşı aleyhine geniş ve derin bir muhalefet sesi başladı. Amerikan emekçileri yaptıkları silahları artık silah fabrikatörlerinin karlı pazarı olan Vietnam’a göndermek istemiyorlardı. Öyle ki, seçimleri kazanmak için meydana atılan her politikacı, seçilme şansını arttırmak amacıyla “iktidara gelirsek Vietnam savaşına son vereceğiz” diyordu. Nitekim başkan Johnson bu vaade iktidara geldi.

Görüldüğü gibi genel olarak emperyalizm için, özel olarak emperyalizmin günümüzdeki jandarması Amerika Birleşik Devletleri için hayati önem taşır Vietnam; bütün emperyalistlere mezarlık görevi yapmıştır. Ve emperyaliszimin hayati ve stratejik çıkarları şimdi Vietnam mezarlıklarında gömülüdür. Peki bu kadar emperyalizm için, emperyalizmin günümüzdeki jandarması için önemli olan Vietnam hakkında Amerikan başkanı niye “bu savaş bizim savaşımız değildir”diyor?, Şunun için: Son günlerde trajik sahneler Hindi-Çin’de sergileniyor. Vietnam-Kamboçya ve Laos’taki kuklalar kaçmakta ve şu, bu şehri, şu, bu müstahkem yerleri terkte birbirleriyle yarışıyorlar. İşte Amerikan Başkanı, bu hezimet imajını Birleşik Amerika Devletleri üzerinden atmak için “bu savaş bizim savaşımız değildir”diyor. Bununla demek istiyor ki, Amerika Vietnamda olsaydı yenilmezdi. Oysa bu oyunları artık kimse yutmaz ve Vietnam savaşı Amerika’nın savaşıdır ve öyle olduğu halde Amerika yenilmiştir. Devrimciler galip gelmişlerdir: Dünyamız hızlı bir biçimde çöküşe giden emperyalizm piyesini zevkle seyrediyor...

15 Nisan 1975, Sayı 3518